Hemen bakma!

Bazı filmlerden / kitaplardan yıllar sonra küçücük bir parça hatırlarsınız ve aramaya başlarsınız. Bulduğunuzda o parçayı ilk izlediğinizde / okuduğunuzda aldığınız hazdan fazlasını bile alabilirsiniz. Bu; durdurulamaz nostalji fetişizmimizin eseri sanırım.

Neden bu durumu size mal ettim bilmiyorum, bende öyle oluyor, sizde de öyle oluyordur herhalde.

Bir film var, az bilinen, o kadar da ahım şahım beğeni almamış, ilgi çekmemiş bir film. Ya biri önermiş ya da ekşi sözlük'te falan görmüşümdür bilmiyorum, izlediğimde çok sevmiştim.

Sundays At Tiffany's film posteri
Filmdeki bir sahneden kopya çekerek kız arkadaşımı etkilemiştim, yürümedi tabii, ayrıldık sonra, neyse konumuz bu değil. Şık bir otel lobisinde de yapamamıştım bu jesti, bir kebapçıda yapabilmiştim :) N'aparsın 'coğrafya kaderdir'

İşte o sahne.

Hemen bakma ama ömrümde gördüğüm en güzel kızı gördüm

Nerde?

Solda, ama hemen bakma!


Birazcık daha sol


Bu sahneyi birkaç gündür arıyorum, yine eski twitlerim arasından çıktı. İyi ki her şeyi twitter'a not etmişim :D





Instagram'daki zıpır anketlerim

Instagram'da yaklaşık 280 takipçim var. Bunların tamamı organik, hatta yüzde doksanı yüz yüze görüştüğüm, elini sıktığım insanlar, zaten yarısı ya akrabam ya da iş / okul arkadaşım, özetle çoğunu tanıyorum. Anketlere katılım yapanlar arasındaki cinsiyet dağılımı 4 erkek, 1 kadın şeklinde diyebilirim. Her politik görüşten, çeşitli inançlardan, ekonomik sınıflardan, eğitim düzeyleri de değişen insanlar bu anketlere katılıyor. Anketlerime katılımcı sayısı ortalama 40 kişi. Şu an anket sonuçlarını çok ciddiye alıyormuşum gibi bir dille yazdığımın farkındayım ama beni tanıyanlar o kadar da umursamadığımı bilirler.

Nerden esti?
Instagram'a hikaye ve sonrasında anket özelliği geldiğinde bu özelliği bir tür sosyal deney yapmak amacıyla kullanmaya başladım. Organik insanlara belli bir uslüpla benzer temada sorular sormak ve gelen cevaplar üzerine düşünmek hem eğlenceli hem de öğretici.




Şuurlu bir şiir

Geçtiğimiz hafta bir yazarlar birliğinin/topluluğunun toplantısına katıldım, hatrı sayılır bir adam Nazım Hikmet'in daha önce hiç duymadığım bir şiirini okudu. Not ettim ve birkaç gündür okuyorum, ara sıra okumak için buraya not ediyorum. Belki siz de okumalısınız.

Mehtaplı bir gece,
gümüş bir kutunun içindesin:
          ortalık öyle bir tuhaf aydınlık, öyle ıssız.
Ya çok seslidir
         ya hiç ses vermez mehtaplı gece zaten.
Yatıyor filintasının arkasında Kartallı Kâzım.
Kız gibi Osmanlı filintası.
Parlıyor arpacık
                     namlının ucunda :
yüz yıllık yoldaymış gibi uzak
                                   ve bir damlacık.